Seyda Hz resimleri, Bilvanis resimleri ve Sadatların resimlerinden oluşan galerimiz açılmıştır. Artık siz de Sadatlar ve Bilvanise ait resimleri yükleyebilirsiniz.
Girmek için; Resim Galerisi
Galeri sayısı:14
Fotoğraf Sayısı: 231
Hatme Duasında Seyyid Fevzeddin Hz.'nin şeceresinin başına bir ifade eklenmiştir. Eklenen ifade:
Sitemizdeki Hatme duası bölümü de bu şekilde güncellenmiştir.
Seyda Hz. nin, 2004 yılında Kütahya'da yaptığı sohbetin namazdan önceki bölümüdür. Video iki parçadır.
Birinci bölüm:
Sülûk ve mücâhede edebi bir kaç nevi üzeredir.
1. (Ve mâ halaktül-cinne vel-inse illâ liya'budûn) [Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.] (Zâriyât: 56) nass-ı sübhànîsine imtisâlen, kulluktan gayri bütün garazlardan niyyetini tasfiye etmektir. Gerek umûr-u dünyeviyyeden ve gerekse umûr-u uhreviyyeden ve hattâ kalb açıklığı veya velîlik ve kerametlere erişmek gibi bütün gàyelerden ve maksatlardan âzâde, basar u basîretini sırf rızâ-yı Bârî için, her bir tahayyülden münezzeh olan Zât-ı Ecell-ü A'lâ Hazretleri'ne nasb eylemelidir. Bir yönüyle ki, Zât-ı Bârî'yi yine Zât-ı Ecel için istemelidir. Yâni aslâ kötü niyet ve karşılığını bekleyerek değil! Ve kendisinde bunlardan bir şey meydana gelirse, tevbe ve istiğfar etmelidir...
2. Bütün günahlardan tevbe guslüyle gusl edip, nefsini ölü kabul etmelidir. Ve iki rek'at namaz kılıp, tekar dünyaya gelmekten ümidi kesmelidir. Zîrâ tekrar çıkacağını ümîd eden kimse mânen hâriçtir, girmemiştir, halvete dâhil değildir.
Nefesinden her nefesi son nefes bilip salevâtta, halka-i zikirde ve sülûkte ve hiçbir nefeste gàfil olmamalı ki, Mevlâsından gafleti esnâsında ruh bedenden çıkmasın. Zirâ asıl maksat bâtındır.
Filistin İstatistik Bürosu, saldırı nedeniyle evlerinde yaşayamayan 26 bin kadar Gazzeli'nin acil olarak oluşturulan geçici barınaklarda yaşadığını belirtti. Büronun hesaplamalarına göre, İsrail'in hava, kara ve denizden sürdürdüğü bombardımanlarda konut olarak kullanılan 20 bin kadar bina hasar gördü ve 4 bin kadar bina tamamen yıkıldı. Yıkılan kamu yapıları arasında 10 okul ve üniversite binası, yollar, köprüler, elektrik hatları ve kanalizasyon boruları var. Büro, yapıların yıkılması ve hasar görmesi ile oluşan maddi hasarın 1 milyar dolara yaklaştığını, buna ek olarak günlük gelir kayıplarının ise 420 bin dolar olduğunu bildirdi. Büro, saldırı devam ettiği sürece toplam maddi hasarın artmaya devam edeceğini kaydetti. Toplam hasar 1,4 milyar dolar. Gazze Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre, saldırıda en az 1,105 Filistinli ölürken, 5 bin 100 Filistinli de yaralandı. Ölenlerin 700 kadarının sivil olduğu belirtiliyor. Filistin için dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de yardım kampanyaları başlatılmıştır. Birçok kurum ve kuruluş Gazze'ye yapılacak yardımlar için hesap numaraları yayınladı. Bunlardan birkaçını hatırlatmak istiyorum:
| Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, müminler, bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır! [Buhari] |
Duaya biz de yürekten amin diyelim inşallah
CennetBilvanis.Com Sesli Sohbet Kurulum SayfasiTıkla Ve Gir
Uzun süredir eksikliğini hissettiğimiz Seyda Hz resimleri, Bilvanis resimleri ve Sadatların resimlerinden oluşan galerimiz açılmıştır. Şu an için içerik az ama zamanla büyüyecektir. Artık siz de Sadatlar ve Bilvanise ait resimleri yükleyebilirsiniz.
Girmek için; Resim Galerisi
Galeri sayısı:14 Fotoğraf Sayısı: 231
Galeriye resim eklemek için üye olmak gerekiyor. Daha önce de belirttiğim gibi eklenen resimlerin kontrolü için yardıma ihtiyacımız var. İlgilenen olursa burada belirtebilir...
Allah’a yakınlaşmak anlamına gelen “kurban” ibadeti; kurban olarak kesilmesi uygun olan hayvanın, ibadet niyetiyle usulüne uygun şekilde kesilmesidir. Kurbanın başlıca, udhiyye kurbanı (kurban bayramında kesilen kurban), adak kurbanı, akika kurbanı ve Hac ile ilgili olarak
kesilen hey kurbanları gibi kısımları vardır.
| Kurban Kimlere Vaciptir Kurbanın Kesilme Vakti Hangi Hayvanlardan Kurban Olur Kurban Nasıl Kesilir Kurbanın Eti ve Derisi Ne Yapılır |
Fıkıh mezheplerinin çoğuna göre udhiyye kurbanı sünnet olmakla birlikte Hanefi mezhebinde tercih edilen görüş kurbanın vacip olduğu yönündedir. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez. İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir. |
Kurban ibadetinin pek çok hikmeti ve amacı vardır. Kurban sadece et yardımı amaçlı bir ibadet değildir. Hatta etinin dağıtılması bile vacip değil, sünnettir. Bu ibadetin özü Allah’a yaklaştıran maddi bir fedakarlık ve O’nun emrine bir bağlılıktır.
Müridin ihlâsı şu şekilde olmalıdır:
Mürşidi Rasûlüllah SAV'in nâibi, vekili, halifesi ve zıllullah fil-àlem (Allah'ın dünyadaki gölgesi) olduğunu bilip; mürşid kendisini reddederse, Allah-u Teàlâ ve Rasûlünün de reddetmesine; kabul eylerse, Allah ve Rasûlünün de kabul buyurmasına vesile olacağı itikadında olması gerekir. Bir müridi eğer şeyhi reddecek olursa, şeyhinin şeyhi de kabul etmeyip, ta Rasûlüllah'a kadar hiçbiri kabul etmez.
Mürşidde bir ruhaniyet vardır ki, hiçbir halde müridden ayrılmaz. Bazı müridler bu ruhaniyeti üzerlerinde gördükleri için, uyku zamanlarında bile ayaklarını uzatmaya cesaret edemezlermiş. Bu hali her müridin görmesi mümkün olmasa dahi, görür gibi itikad etmelidir. Bu itikad sayesinde, görmüş olan mürid ile feyizde müsâvi(eşit) olur.
Mürşidin ruhaniyyeti hâlet-i nezi'de, yâni can verirken ve kabirdeki suâl zamanında, müridin yanında hazır olup, sual meleklerinin cevaplarına yardım ederek teselli verir ve korkusunu teskîn eder. Şeytan ise mürşid-i kâmili görünce hemen kaçar, Hazret-i Ömer RA'dan kaçtığı gibi.
Ruhaniyyette hicâb ve perde gibi mânî olacak şey, madde ve müddet yoktur. Ve dahi ihvanlarımızdan bazıları bu hâli müşâhade ettiklerini de beyan etmişlerdir. Bu hâl, kudret-i ilâhiyyeye râcîdir (İzahını Allah-u Teala bilir gibi bir anlamı var) . Ve kudret-i Hakk'a iman etmek gerektir ki, imanın gereklerindendir. Bu gibi şeylerde aklın tasarrufu yoktur. Hemen böylece itikad lâzımdır. Hak Teàlâ mürşidlere, gıyablarında yâni hazır olmadıkları zamanda vâkî olan işleri görecek göz ve işitecek kulak verdiğine itikad eylemelidir... Her ne kadar mürşid kendisine bildirmezse de, öylece itikad etmek gerektir. Şu hadîs-i kudsîde:
(Lâ yezâlül-abdü yetekarrebü ileyye bi'n-nevâfili hattâ uhibbehû, fe izâ ahbebtühû küntü sem'ahüllezî yesmeu bihî ve basarahüllezî yebsuru bihî) [Kul nâfilelerle bana durmadan yaklaşır, nihayet onu severim. Bir kere de onu sevdim mi, artık o kulumun işiteceği kulağı olurum, göreceği gözü olurum.] buyruldu. Başka bir rivâyette; (Febî yesmeu ve bî yebsuru ve bî yebtışu ve bî yemşî ve bî yentıku)[Benimle duyar, Benimle görür, Benimle tutar,Benimle yürür ve Benimle konuşur.] vârid oldu.
Bu hizmet ya beden veya mal ile olur.
Beden ile hizmet odur ki, mürşide hizmet Rasûlüllah SAV'e ve belki Allah Celle ve A'lâ'ya râcî olduğuna itikad edip, o hizmeti kendisine Cenâb-ı Hak'tan bir nimet bilmeli; ve bu hediyeye mazhar ve hizmetin ona tahsis edildiğine memnun ve müteşekkir olmalı! Kalbinde bu hizmetten ötürü mürşidine, "Ben sana şöyle hizmet ediyorum!" diye imtinân etmemeli, yâni söylememelidir. Çünkü bu başa kakmak gibidir ve zehirdir, ecrini zâyî eder; bunu bilmeli ve inanmalıdır.
Hizmet edebi odur ki, mürşidin emrettiği nesneyi aslâ tehir etmemeli, velev ki başının kesilmesi pahasına dahi olsa... Yalnız şeriat işleri müstesnâ.( yani farzlar dışındaki vakitlerde böyle yapmalıdır )
Eğer bir şeye söz vermişse, helâk olacak olsa bile sözünden dönmemelidir... mürşidin hizmetine kendi işlerinden daha çok değer vermelidir. Önce onun işini yapmalıdır.Mürşidine hizmeti bir lahza bile tehir etmemelidir. Bilmeli ki, mürşidin himmet ve mededi o hizmete imdad edip, onunla vücuda gelir. Ve hizmetinden hemen hàdim ve mümtesil, yâni hizmete memur olmaktan başka bir şey kasdı (amacı) olmamalıdır... Eğer kendisinde bir gönül hoşluğu veya velâyet ve sâire gibi bir garaz olursa, derhal tevbe ve istiğfar etmelidir... Ve daha doğrusu bu ki, Hak Teàlâ kendisini sanki mürşidine hizmet için halk ettiğine(yarattığına) itikad etmelidir... Hattâ nefsini bile mevcud görmeyip, hizmeti ona nisbet etmemelidir.