Resim Galerimiz açılmıştır.

Seyda Hz resimleri, Bilvanis resimleri ve Sadatların resimlerinden oluşan galerimiz açılmıştır. Artık siz de Sadatlar ve Bilvanise ait resimleri yükleyebilirsiniz.

Girmek için; Resim Galerisi

Galeri sayısı:15
Fotoğraf Sayısı: 260 

Şahı Bilvanis Şeyh Seyyid Fevzeddin Hz.nden Sohbetin Gerekliliği üzerine sohbet

     Gavs k.s.a öyle buyuruyor : Muhakkak ki tasavvuf ve tarikat muhabbetsiz olmaz. Muhakkak ki insanın, ehli muhabbet olmazsı lazım. Şeyh AHmedi Cezeri k.s.a. öyle buyuruyor. : cezbe olsun, seyri süluk olsun muhabbetsiz olmaz. Eğer ne kadar  yol alsak da , cehd de yapsak,  bazı şeyler de yapsak muhabbet olmadıktan sonra insan bir lezzet almıyor ondan. Onun için insan muhakkak ki  vird çekerken olsun, hatme de olsun teveccüh de ya da sohbette olsun ,illaki  insanın muhabbet ehli olması lazım, ehli aşk olması lazım. Tabi muhabbet de yine Allahın zikriyle, virdle, taatle artar.

Şahı Bilvanis Şeyh Seyyid Fevzeddin hz.den Evradlar ( hatme , vird ) hakkında sohbet

         Gavs k.s.a öyle sohbet ediyordu. Cezbe , muhabbet , bir müddettir , gelip geçer.Bilhassa cezbe de öyle. Aşk geldiği zaman , cezbe olur , muhabbet olur. Her zaman olmayabilir. Onlar geçici olduğu için, müridi , sofiyi ayakta tutan nedir ? Evraddır. Esas insanı tutan, zapteden evradlardır. Virddir , hatmedir , rabıtadır, bir cüz kuran okumaktır yani her gün , sohbettir . Onun için mutlaka evradlara sımsıkı sarılmak lazım.Bilhassa virdlere çok dikkat etmek lazım.

ŞAHI BİLVANİS ŞEYH SEYYİD FEVZEDDİN HZ'NDEN NEFİS HAKKINDA SOHBET

İnsan, nefsin peşine düşmemesi lazım. Levra nefis her şeyi ister. Levra , daimul evgad nefis yükseklik ister, kendini görür, havadan gezer, insanları küçük ve hakir görür. Onun için insan kendisi muhakkak ki nefsin hevasının peşine düşmemesi lazım. Gavs k.s.a bir gün öyle sohbet etti. Bir adam nefsi günah işlemek istemiş, içki içmeyi hatta zina yapmayı istemiş. Gönlü nefsine demiş ki ; tamam, ben senin dediklerini yapayım ama önce bir deneme yapalım. Bakalım ki senin istediklerine tahammülün var mı yoksa yok mu , gücün var mı yok mu . Kalkmış, çakmağını yakmış, elini ateşin üzerine koymuş.

ŞAHI BİLVANİS ŞEYH SEYYİD FEVZEDDİN HZ.DEN (K.S.A) TEVBE HAKKINDA SOHBET

      Allah c.c. kuran ı kerim de öyle buyuruyor: (innallahe yuhibbuttevvabine ve yuhibulmutatahhirin)..Muhakkak ki Allah c.c tövbe edenleri sever ve temizlenenleri sever.(Bakara,22)Allah c.c. tövbe edenleri ve kendisini necasetten temizleyeni de ,her ikisini de seviyor..Tabi tövbe muhakkak ki insan ile Allah ile arasındadır. İnsan tövbe yaptığı zaman muhakkak ki kendini , ahlakını, hareketlerini, konuşmalarını, yemesini, içmesini değiştirir, en küçük bir haslet insandan kaybolsa , alametidir ki o tövbe i nasuh yapmıştır. Tövbe i Nasuh yaptığı zaman, Allah c.c. bütün günahları affediyor.Onun için Allah c.c.

Şahı Bilvanis Seyyid Fevzeddin hz'nden dünya muhabbetinin zararları hakkında sohbeti

       Gavsı Hizanın zamanında bir sofi ehli keşifti..Bir gün Hizan'ın kabristanlarının yanından geçerken bakmış ki mezarda yatan insan yüzünü kıbleye karşı dönmüş.Bir müddet sonra demiş ki belki yanlış gördüm.Başka bir mezarın üzerine gidiyor.Yine bakıyor ki o zatın da sırtı kıbleye dönüktür.Bir müddet öyle çok kabristanları karıştırıyor  bakıyor ki çoğunlukla sırtları kıbleye dönük..Taaccup ediyor .Gavsa geliyor,diyor kurban bizim mezarların içinde Ermeniler var mı ?..Dönüyor niye sofi ?

Anneler

 
Ebû Hüreyre radiallahu anh bildirmiştir: Bir gün bir adam geldi ve Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm’a sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! İnsanlar içinde iyi muâmele etmeme en fazla lâyık olan kimdir?”
Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm: “Annendir!” buyurdu. Adam: “Sonra kimdir?” dedi. Resûlullah (s.a.v.): “Annendir!” buyurdu. Adam: “Sonra kimdir yâ Resûlallah?” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Annendir!” buyurdu. Adam yeniden: “Sonra kimdir?” dedi. Allah Resûlü (s.a.v.) ,“Sonra babandır!” buyurdu.1

MUHARREM AYI VE AŞURE

Her dinin milletin kutsal veya diğer zaman dilimlerinden farklı kabul ettiği kendine özgü belirli gün ya da ayları vardır. Yüce Dinimiz İslâm’da da bu tür gün gece ve aylar vardır. Şüphesiz insan için en değerli mefhumlardan birisi de zamandır.[1] Çünkü her şey zaman içinde var olmakta gelişmekte ve yine zaman içinde yok olmaktadır. İnsan hayatında önemli bir yere sahip olan ilim amel servet ve diğer bir çok değer zaman içinde elde edilebilmektedir. Zamanıgerektiği şekilde değerlendirebilenler hem dünyada hem de âhirette huzuru yakalayacaklardır. Zira Kur’an-ı Kerim’de zamanın öneminin bir sûre ile vurgulanması gerçekten anlamlıdır: 

  وَالْعَصْرِِإِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ

“Andolsun asra ki insan gerçekten ziyan içindedir...” (Asr 103/1) âyetinde yer alan “Asr” kelimesinin zaman anlamında kullanıldığı müfessirlerin çoğunluğu tarafından ifade edilmiştir.[2] Bu âyet zamanın önemine işaret etmektedir. Sevgili Peygamberimiz de; 

نِعْمَتَانِمَغْبُونٌفِيهِمَاكَثِيرٌمِنَالنَّاسِ: الصِّحَةُوَالْفَرَاغُ 

“İki nimet vardır ki insanların çoğu bunların değerinden habersizdirler. Bunlar sağlık ve boş zamandır.”[3] buyurmak suretiyle zamanın ve sağlığın önemine dikkat çekmiştir.

Ana Hakkı

Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:

- Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.

Hazreti Peygamberimiz:

- Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.

Her haliyle bizlere en güzel örnekti

1-Her işe besmele ile başlardı. “Besmele ile başlamayan işin hayrı ve bereketi kesiktir” buyurmuştu.
2-Herkese selam verirdi “ Allah katında insanların en değerlisi karşılaştıklarında önce selam vermek için harekete geçendir”  buyururdu.
3-Boş sözlerden kaçınırdı. “Malayani şeyleri terk etmesi, bir kişinin Müslümanlığının güzel olmasındandır.” buyurmuştur.
4-Evine selam vererek girerdi.
5-Çocuklarla şakalaşırdı.
6-Bir evin kapısını en fazla 3 kez çalardı.
7-İsteyeni reddetmezdi. “Bana infak etmem ve yoksulluktan korkmamam emredildi” buyurmuştu.

Gavs Hz. Sohbetleri 4. Sohbet

 Şu dünya hayatında keyifle çalışan kimse yoktur, kimse isteyerek çalışmaz. Ama çalışmaya da mecburdur. Çünkü çalışmazsa bu dünya hayatında aç kalır, susuz kalır, perişan ve muhtaç olur. İşte bunun içindir ki bir çok kimse ağır şartlar altında çalışmaktadır. Meselâ, Adana'ya pamuk toplamaya giden kimseler; evlerini, çocuklarını, mal ve mülklerini terk ederek ağır şartlar altında, kavurucu sıcak güneşin hararetine tahammül ederek, sıcak suları içerek kendi arzuları ile, isteyerek mi gidiyorlar? Hayır, çünkü mecburdur gitmeye. Biliyor ki bir ay kırk gün o sıkıntıya katlanıp çalışmazsa, dünya hayatında müşkül durumda kalacak, aç kalacak, perişan olacak. Ona, buna muhtaç ve el âlemin içinde rezil olacak.
İşte âhiret için de aynen böyledir. Kimsenin canı, keyfi çalışmak, ibadet yapmak istemese bile, Allah'ın gazabına uğramamak, cehennem ateşinde yanmamak, âhirette perişan olmamak için yüzünü Allah'a döndürmeye mecburdur. Nasıl dünya hayatında perişan ve muhtaç olmak istemiyorsa, âhiret hayatında da perişan ve muhtaç olmayı istememeli ve bunun için Allah'ın emirlerine uymalıdır. Şayet uymazsa öldüğü vakit, ruhu çıktığı vakit Allah'ın azabına uğrar. Kabir azabı çeker, hesaba gittiğinde orada zor durumda kalır ve sonunda Rabbü'l-Âlemîn onu cehennem ateşine atar. İşte bu felâketlere uğramamak için, insanın yüzünü Allah'a çevirip emirlerine riayet etmesi lâzımdır. Allah'ın rızasını kazansın. İnsan ne kadar Allah'a yönelirse emirlerine riâyet ederse o kadar Allah'ın yanında makbul olur. Nitekim Allah-u Teâlâ (c.c) bir âyetinde şöyle buyuruyor:
Allah katında en şerefliniz Allah'tan en fazla korkanınızdır. (Hucurat: 13)

İçeriği paylaş