Kurban kesmek için bıçak önceden bilenip hazırlanır ve hayvanın göremeyeceği bir yere konulur.
Sonra hayvan ayakları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde sol tarafı üzerine yatırılır. Gözleri bağlanır.
Hayvanın sağ arka ayağı serbest kalmak şartıyla diğer ayakları bağlanır.
اِنّ۪ي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ
لِلَّذ۪ي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَن۪يفًا وَمَآ اَنَا۬ مِنَ
الْمُشْرِك۪ينَۚ
قُلْ اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي
وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ لَا شَر۪يكَ لَهُۚ
وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُسْلِم۪ينَ
“İnnî veccehtü vechiye lillezî fetara’s-semâvâti ve’l-ardı hanîfen ve mâ ene mine’l-müşrikîn.
“Kul inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi Rabbi’l-‘âlemîn. Lâ şerîke lehû ve bizâlike ümirtü ve ene evvelü’l-müslimîn.”
“Ben hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben Allah’a ortak koşanlardan değilim.” (En'âm, 6/79)
“Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben Müslümanların ilkiyim.” (En'âm, 6/162–163) duası okunur.
Bundan sonra tekbir ve tehlîl getirilir.
اَللّٰهُأَكْبَرُ اَللّٰهُأَكْبَرُ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ وَاللّٰهُأَكْبَرُ اَللّٰهُأَكْبَرُوَلِلّٰهِ الْحَمْدُ
“Allâhü ekber, Allâhü Ekber, lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd”
Sadece Bismillahi veya Bismillahirrahmânirrahîm, yahut Lâ ilâhe illallahü demek de câizdir. Fakat evlâ olanı, (Bismillahi Allahü ekber) demektir. (Cevhere)
Hayvanın boğazında (Merî) denilen yemek borusu, (Hulkum) denilen hava borusu ve (Evdâc) denilen iki yanda birer kan damarı vardır. Bu dört damardan üçü bir anda kesilmelidir.
Kurt, koyunun bu 3 damarını koparsa, o koyun bıçakla kesilse de yenmez. (Vecîz)
Şâfiîde ise yemek borusu ile nefes borusu kesilirse kâfidir. Ancak gırtlak düğümü baş tarafta kalmalıdır! Gırtlak düğümünün tamamı vücut tarafında kalırsa, kesilen hayvan yenmez. Bilhassa bu husûsa dikkat etmek lâzımdır. (T.Kulûb)
Hayvan soğumaya bırakılır, kanının akması beklenir ve sonra derisi yüzülür.
Hayvanı elinden gelirse, kurban sahibinin kendisinin kesmesi menduptur. Kendisi kesemezse, bir müslümana kestirir.
Erkek ve kadın Müslümanın, sarhoşun ve cünübün kestiği yenir. Delinin, bunağın, çocuğun ve sarhoşun Besmele ile kestiği de yenir. Ehl-i kitabın [Gerçek Hıristiyan veya Yahûdinin] kestiği de yenir. Fakat ehl-i kitaba kurban kestirmek mekruhtur. Dilsiz ve sünnetsizin hayvan kesmesi de mekruhtur. Solak bir kimsenin sol eli ile kurban kesmesinde mahzur yoktur. (Dürr-ül-muhtâr, Mebsût)
Besmele çekilince hemen kesmek şarttır. Besmele çektikten sonra, bıçağı bilerse Besmeleyi tekrar etmesi gerekir. Besmele çektikten sonra, hayvan yerinden kalkarsa, yatırdığı zaman tekrar Besmele çekmesi gerekir. Fakat bir kelime söylemek, bir lokma yemek ve bir yudum su içmek gibi az bir ara vermenin zararı yoktur. (Hülâsa, Bezzâziyye, Kadihân)
Besmele çektikten sonra, elindeki bıçağı bırakıp, başka bir bıçak alsa, Besmeleyi tekrar çekmesi gerekmez. Fakat bir hayvan için Besmele çektikten sonra, onu bırakıp başka bir hayvan kesecek olsa, Besmele’yi tekrar çekmesi gerekir. (Hidâye)
Koyunun karnını yarıp, yavrusunu çıkardıktan sonra, o yaradan ölürken kesilse de yenmez. (Hindiyye)
Hayvanı ensesinden kesmek harâmdır. Kurbanı gece kesmek mekrûhtur.