Namazı Terketmenin Hükmü

Namazı Terketmenin Hükmü

Namazı terkeden bir kimse ya tembelliğinden, ya inkâr ettiğinden veya hafife aldığından ötürü terkeder. Namazı, farziyetini inkâr ederek veya hafife alarak terkeden bir kimse kâfir olur. Hâkimin onu tevbeye davet etmesi farzdır. Eğer tevbe edip namazı kılarsa bir mesele kalmaz, ancak tevbe etmezse; mürted olduğundan ötürü öldürülür. İrtidat nedeniyle öldürülen kişinin yıkanması, kefenlenmesi, namazının kılınması ve müslüman mezarlığına defnedilmesi caiz değildir. Çünkü o kişi artık müslü mani ardan kabul edilmemektedir.

Namazın farziyetine inandığı halde, tembellik nedeniyle namazı ter-keden kimseyi hâkimin, namazlarını kaza etmeye ve terkettiğinden ötürü tevbeye davet etmesi gerekir. Eğer namazlarını kaza etmeye yanaşmazsa öldürülmesi gerekir. Onu öldürmek, asi müslümanları öldürmek için meşru kılman cezaların kapsamına girer. Ayrıca bu, terkedilmesi nede­niyle savaş açılan bir farzı terketmenin cezasıdır. Fakat bu nedenle öldü­rülen bir kimse müslüman kabul edilerek kendisine teçhiz, tekfin, defin ve miras hususunda müslüman muamelesi yapılır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

Ben, Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet edinceye ve namazı kılıp zekâtı verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunları yapınca kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Ancak İslâm'ın hakkı hariçtir ve hesaplan da Allah'a aittir.[1]

Bu hadîs Lâilahe İllallah Muhammed'ur-rasûlullah dediği halde na­maz kılmayan kimselerle savaşılması gerektiğine delâlet eder. Ancak böyle kimseler kâfir sayılmazlar. Bunun delili şu hadîstir:

Kim Allah'ın kullan üzerine farz kıldığı beş vakit namazı, hakkına ri­ayet ederek kılarsa, Allah onu cennet'e koymaya söz vermiştir. Kim de onları kılmazsa, Allah katında onun hiçbir ahdi yoktur; dilerse azap eder, dilerse cennet'e sokar.[2]

Bu hadîs, namazı terkeden bir kimsenin kâfir olmadığına delâlet eder. Zira namazı terketmekle kâfir olunsaydı Hz. Peygamber 'Allah di­lerse azap eder, dilerse cennet'e sokar' demezdi. Çünkü kâfir asla cen­net'e giremez. O halde buradaki namazı terketme, tembellik nedeniyle terketmeye hamledilir. Böylece deliller arasında da tenakuz sözkonusu olmaz. Yine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

Kişi ile küfür ve şirk arasında namazın terki vardır.[3]

Buradaki terk, namazın farziyetini inkâr ederek veya namazı hafife alarak terketmedir.

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buharî/25; Müsim/22, (İbn Ömer'den)

[2] Ebu Dâvud/1420 ve başka muhaddisler, (Ubade b. Samit'ten)

[3] Müslim /82 ve başka muhaddisler (cabirden)