SÜNNETE BAĞLILIĞI ve İNCE DÜŞÜNÜŞÜ

"Seyda yaşadığı müddetle kendi evlat ve akrabaları arasında dikkat ettiği bir şey vardı. 0 da şu: Kim bir elbise veya entari alırsa o elbiseyi aldığı gibi giymez. Eski elbiseleri altına giyerdi ta ki ilk yeniliğini geçirinceye kadar. Bir gün tüm ev halkı gece teheccühe kalkarlar yalnız en çok sevilen küçük kızı hariç. Bir müddet sonra o da kalkar bakar ki herkes namazı bitirmiş başka ibadetlerle meşgul, çok üzülür o güne kadar kalktığı halde bu gece nasıl kalkmamıştı? Muhasebe-i nefse girer bakar ki yaptığı bir hata aklına gelmiyor o anda üzerindeki yeni fistanı göze çarpar hemen üzerinden çıkararak Seydanın huzuruna varır; Seyda'nın kaşları çatıktır. "Babacığım yemin ederim ki bu yeni elbisenin üzerimde olduğunu unutmuşum. İnşaallah bir daha giymeyeceğim." der. Seyda: "Sevgili kızım, Peygamberimiz (S.A.V) bir seferinden dönünce adeti üzere önce çok sevdiği kızı Hz. Fatıma' yı ziyaret eder. Odasına girer girmez kaşları çatık dışarı çıkar gider. Hz. Fatıma duruma çok üzülür. Nihayet bakar ki, boynunda altından bir gerdanlık var. "Herhalde babam bundan kızdı" diye düşünerek hemen gerdanlığı çıkarıp biri vasıtası ile sattırmaya ve parasını da fakirlere sadaka etmeye gönderir. Emir yerine getirilir. Ardından Peygamberimiz (S.A.V) durumdan haberdar edilir. 0 da hemen sevgili kızını ziyarete gelir. Sorarlar: "Sevgili kızım senin bir altın kolyen vardı ne oldu?" Sevgili babacığım evimden kızgınlıkla çıktığını görünce ondan olduğunu zannettim. Hemen çıkarıp sattırdım. Parasını da fakirlere sadaka ettim." "Evet kızım ondan kızmıştım. Benim Evladü iyalimin bu dünyada güzel şeylerle avunmasını istemiyorum. Tüm güzelliğin öbür alemde olmasını isterim." buyurur. Seyda: "İşte kızım, buna ittiba'en kendi ailemden kimsenin yeni olan bir şeyi dıştan görünecek. bir şekilde giyilmesini istemiyorum." diye cevaplar.