Misâfirlerin hizmetiyle vazîfeli levâzım âmiri, bir akşam üzeri Seyyid Tâhâ hazretlerinin huzûruna gelerek;
"Efendim! Bu fakîr, bu akşam üzeri, bin erkek ve beş yüz kadın misâfirin yemeklerini çıkartıp yedirdim. Şu anda beş yüz kişi Nehrî'ye girmektedir.
Anbarlarda un kalmadı, ne yapayım?" diye arzedince, Seyyid Tâhâ;
"Anbarlarda olması lâzım." buyurdu.
"Efendim, süpürdüm, bir şey kalmadı." deyince;
"Bir daha bak." diye emretti.
Bunun üzerine âmir gidip baktığında, anbarların unla dolu olduğunu hayretle gördü.