Bir Sosyolog Gözüyle..!

BİR SOSYOLOG GÖZÜYLE, YAŞADIĞIMIZ HAYATA DAİR BİR KAÇ NOT:
 
1. İNSANIN İNŞASI VE İHYASI
      İnsan gelişime müheyya bir varlıktır. Gelişim çizgisinden mahrum kalanlar gerçek kaliteye ulaşamazlar.
İnsanın manevi yönünü yok sayarak gerçek bir hayat kalitesine ulaşmak mümkün değildir. Çünkü insan, maddi ve manevi yönleri ile bir bütündür.
      Eğitim insanın inşası için bir süreçtir. Eğitimsiz insan maddi hayatını şekillendirmekte bile problem yaşamaktadır. İşte, bu eğitimin en doğru şekli positif ilimlerin yanında manevi ilimlerinde öğretildiği, yaşamımızda uygulamamızı sağlayan tasavvuf merkezleri (tarikatların) önemi çok büyüktür..
 
 
2. İNSANIN KENDİSİNİ ALGILAYABİLMESİ
     Her insanın kendisiyle ilgili bir algısı ve benlik bilinci vardır. Bu bilinç, olumlu ise verimlilik ortaya çıkar. Olumsuz kimlik algılamaları ise problemli kişilik ve tutumların habercisidir.
Algılama ve kimlik bilincinin olumluya çevrilmesi için özel seanslı kimlik inşa'larına ihtiyaç duyulabilir.       Bilhassa gençlik yıllarında bu durum daha belirgin hale gelebilir.
 
3.KÜRESEL MALİ KRİZ ASLINDA BİR İNSANLIK KRİZİDİR..
      Küresel mali kriz aslında insanlık krizidir. Bu zamana kadar insanlığa dayatılan madde ile huzur ve mutluluğa erişilebileceği safsatasının çöküşüdür. İzm'lerin sonudur. İnsanın ihmal edilen manevî yönü ahlakî çöküntü olarak karşımıza çıkmaktadır. İstikbal, insani ve manevi değerleri canlı tutanların olacaktır.Değerleri yaşayacak ortamların oluşturulup desteklenmesi en büyük insani vazifelerdendir.Bu kapsamda  yaşanacak ortamların en doğru ve manevi hakikat yolu,ortamları tarikat (tasavvuf) merkezleridir.

 
4. ÇOCUKLARIMIZI İHMAL ETMEMEk, ONLARA MANEVİYATI ZAMANINDA ÖĞRETEBİLMEK
 
      Muhataba ve özellikle çocukların dünyasına girip onlara ulaşabilmek son dönemlerde zorlanılan konulardandır. Ama eğer ilgi gösterip, vakit ayırarak çocuklar ile iyi iletişim kurulabilirse onların kirlenmeyen dünyalarından öğreneceğimiz çok şeyler olduğunu görürüz. 
      Fıtrat merkezli yaklaşım bu noktada bazı açılımları içermektedir. Dikkat edilirse çocukların resimlerinde, çiçekler, bozulmamış doğa, ağaç ve ırmaklar vardır. Bu resim gençlerin elinde, keşmekeşe dönebilmektedir.
İnsanlığa katkı sağlamak istiyorsak insan tabiatına uygun bir hayat tarzını benimsemeliyiz.
Kötülükler karşısında ilgisiz ve suskun kalmak etik bir tutum ve davranış değildir.
      Hayata dair farkındalık, maddi ve manevi anlamda derinlemesine bakış açıları ile ortaya çıkar. Büyük düşünüp küçük işlerde boğulmak verimliliğe engeldir. Baktığını görebilmek, gördüğünü doğru resmedebilmek ve bu tablo içindeki yerini belirleyerek uygun tavır alabilmek insani bir değerdir.
     Çocuklara ulaşıp onların eğitimde bu tabii tutumu yerleştirebilirsek her şey çok daha iyi olacaktır.
 
 
5. UNUTMAYIN! NEYİ ANARSANIZ, ONA YÖNELİRSİNİZ
 
     Zikr, Allahî anma manasındadır. Nitekim Rabbimiz, "Beni zikrediniz ki, ben de sizi anayım" buyurmaktadır.
İnsan her daim ibret nazarı ile etrafına bakmalı ve Yaratıcı'sını hatırda tutmalıdır.
     Enerjinin ve hatırlamanın çekim gücü vardır. Halk arasında kulak çınlaması ile anılma arasında bir bağdan söz edilir. İvme (gelişm3) kazandırmak, bazı enerjileri harekete geçirmek, sağlıklı gelişim için gereklidir. Bazen bir söz, bir dehayı uyandırır. Bir cümle bir kişinin hayatını kökünden değiştirir.
     Dervişin zikri ne ise fikri de odur, ata sözümüz de kim neyi çok anar ise onu dert edinmiştir düşüncesini desteklemektedir. Bu açıdan hak bir tasavvuf (tarikat) merkeziyle tanışmak hayatımıza sonsuz bir yön vermeğe çalışmak gerekmektedir.
 
(Eğer faydalı görünürse Devam edecektir.)
Allah'a emanet olunuz. Selam ve Dua ilee..
 
Özmenem
İbrahim /(Elif_Elif)
İstanbul-2009

allah razı olsun..güzel ve

allah razı olsun..güzel ve faydalı  tespitler, devamı gelmeli....