"sevgi ve saygı"

 
Sevgi saygı kardeşlik adına;
Kardeşlilik ilkesinin olmazsa olmazlarındandır sevgi ve saygı, sevmek gönülden çıkan, oluşan şekillenen güzel bir haslettir. İnsanlık adına sevemediklerimizi de gönlümüze alamasak ta, onlarla iyi geçinmek adına sever gibi davranmamız toplumsal bir gerekliliktir. Sevginin yeterli olmadığı bu gibi durumlarda saygı devreye girer. Gönlümüz sevemese de saygılı olmasını bilmelidir.
         Sevgi saygıdan bir adım önde olsa da sevemediğimiz zaman en güzel destekçimizdir saygılı olmak. Saygı kurallara bağlı, akla uygun hareket etmek olduğu için toplumumuzun vazgeçmeyeceği ahlaki kurallardan biridir.
Bu itibarla kısmen saygı bedene ve zahire hitap etmektedir. Sevgi ise ruha hitap etmektedir.  Aşırısı bile insanı mecnun eden bu duygunun konağı gönüldür, gönül e söz geçiremez’ isekse saygıyı elden bırakmamak gereklidir. Kardeşimizi sevmeliyiz sevmesekte saygılı olmasını bilmeliyiz. Bu kardeşlik duygusunun en kuvvetli bağlarındandır. Cemaat olmanın birlik ve dirlik içinde olmanın elzemlerinden olan kardeşlik duygusunun yaşam kaynağı sevgi ve saygıdan geçer, nasıl ki insan bedeninin yasam kaynağı su ve kan ise aynı şekilde cemaatin yaşam kaynağı kardeşlik onunki de sevgi ve saygıdır bunlardan mahrum olan bir duyguya kardeşlik diyemeyiz. Kardeşliğin bir üst derecesi ise dostluktur, dostluğun temel taşları ise kendin için istediğini kardeşin içinde istemektir. Müslümanlar kendi aralarında özel dostluklar kurabilirler ama genel olarak tüm Müslüman bireyleriyle kardeştirler. Onların dertleriyle hemdert olup sevinçleriyle de sevinmeleri gerekir.
         Saygı ve sevgi faktörlerinden birisi ihmal edilir ve uygulanmazsa o topluluk ister hak dine mensup ister bütün fenni yeniliklere hayiz olsun ezilmeye, yenilgiye ve tabii olmaya mahkûmdur.