Fıtır Sadakası ( Fitre )

 Fıtır sadakası (fitre), hicretin ikinci senesinde kıblenin Kabe'ye çevrilmesinden sonra Peygamberimiz (s.a.v)'in bayramdan iki gün önce verdiği hutbe ile vacip kılınmıştır. (Talikat)

“Büyük, küçük her hür ve köle için buğdaydan yarım sa' veya hurma yahut arpadan bir sa' verin.” ( Bir sa’ 2917 gramlık ölçektir. Ebû Dâvud ve Ahmed b. Hanbel)
“O, (fıtır sadakası) oruçlunun kötü sözlerinden temizliktir.” (Ebû Dâvud, İbn Mâce ve Hâkim).

Fıtır sadakası, küçük veya deli de olsa, borç ve ailesel ihtiyaçlar gibi asli ihtiyaçlarının haricinde nisab miktarı mala sahip olan bütün hür müslümanlar için vaciptir. Fazla malların para veya ticaret malı olması şart değildir.Ramazanda bir özür sebebiyle oruç tutamayan kimseye de fitre sadakasını vermek vacibdir. Hasta, yolcu ve takatsiz kalmış ihtiyar gibi...

Fıtır sadakası, vacip olduktan sonra mal helak olsa bile verilmesi gerekir. Üzerinden bir yıl geçmesi beklenmez

Kişi, fıtır sadakasını kendi şahsı, küçük yaştaki fakir çocuğu, büyük yaştaki fakir ve deli çocuğu, azad olması şarta bağlı da olsa kölesi ve çocuğunun annesi olan (sureti belirdikten sonra düşük yapsa bile) cariyesi için verir. Dede de baba gibidir.(Hediyyetü'l Alaiyye) Kişinin kendi ana ve babası, büyük çocukları, eşi ve mükâtep kölesi (efendisinin şu kadar mal getirirsen seni azad ederim dediği köle) için fıtır sadakası vermesi gerekmez. Çünkü kişinin bunlar üzerinde velayeti yoktur. Ama babası fakir ve deli olursa, babasının fıtır sadakasını vermesi gerekir. Çünkü bu durumda babasının geçimini temin etmek ve ona velayet etmekle mükellefdir. Babaları varken torunların fıtır sadakalarını vermek gerekmez ama babaları vefat etmişse, torunların fıtır sadakalarını vermek gerekir. Bir görüşe göre de torunların fıtır sadakasını vermek büyük babaya asla vâcib değildir.(El İhtiyar)
İzinleri olmadan veya emirleri olmaksızın eşi ve akıllı büyük çocuğu için de verirse ve onlar da ailesi içindeyseler (geçimlerini baba temin ediyorsa) verilmiş sayılır. 

Fıtır Sadakası Miktarı

Fıtır miktarı, buğday ve buğday unundan yarım sa'dır. Hurma, arpa ve kuru üzümden ise bir sa'dır. Darı ve ekmek gibi hakkında belli hüküm olmayan şeylerde ise  kıymete göre verilir. İslamdaki sa' ölçüsünün ne kadar olduğu ihtilaflı bir konudur. Ama yaklaşık olarak 1040 şer'i dirhem, yani 2917 gramdır. Fitre sadakası için buğday, arpa, üzüm ve hurma birer değişmez ölçüdür. Çünkü bunlardan maksad, fakirin bir günlük ihtiyacını gidermektir. O da bunlarla karşılanır. Eğer belli bir para ölçü olarak gösterilmiş olsaydı, ,bu gaye elde edilemezdi. Çünkü yiyeceklerin fiyatı zaman zaman değişmekte olduğundan, belli para bazı yıllar bu maksadı karşılar ve bazan da karşılayamazdı.

Kıtlık zamanı dışında, fitrenin kıymetini para olarak vermek, diğer maddeleri vermekten daha hayırlıdır. 

Günümüzde, bu miktarın para değerinin ne kadar olduğunu Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamıştır:
"Din İşleri Yüksek Kurulu, 20.07.2009 günü saat 10:00’da Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Dr. Ekrem KELEŞ’in başkanlığında toplandı.
Dini Soruları Cevaplandırma Komisyonunun 2009 Yılı Sadaka-ı Fıtır miktarı ile ilgili kararı görüşüldü. Asgari ücret geçim standardı ve gıda fiyatları gibi kriterler ile, bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacı göz önüne alınarak, 2009 Yılı Ramazan ayının başlangıcından, 2010 Yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan sürede Sadaka-ı Fıtır miktarının 6.50 (Altı Lira Elli Kuruş) olarak belirlenmesine Sadaka-ı fıtrın ayni olarak ödenebileceği gibi nakden de ödenebileceğine,
Belirlenen bu miktar asgari bir miktar olup, ideal olanın ise kişinin yaşam standartlarına göre, ailesinde günlük olarak kişi başına düşen harcamalarına karşılık gelen bir meblağın verilmesi olduğunun tavsiye edilmesine karar verildi."( http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/Diyanet-Isleri-Baskanligi-Duyuru-2781.aspx)

  Fitre Kimlere Verilir?

Zekat verilebilecek kişilerdir. Zekât ve fitrenin kimlere verilebileceği Kur'an-ı Kerim'de belirlenmiştir (Tevbe Sûresi, 60). Bunlar; fakirler, düşkünler, esaretten kurtulacaklar, borçlu düşenler, Allah yolunda cihada koyulanlar (mukaddesatı korumak için mücadele verenler, ilim tahsil edenler), yolda kalmış olanlar, zekât toplamakla görevlendirilen memurlar ve müellefe-i kulûb adı verilen, kalpleri İslam'a ısındırılmak istenen kimselerdir. Fitre sadakası, yükümlünün bulunduğu yerdeki fakirlere verilmelidir. Başka yerlere gönderilmesi mekruhtur.

 

Fitreyi yakınlara vermek daha uygundur. Buna göre yukarıdaki şartları taşıyan teyzeye, halaya,amcaya, dayıya, kardeşe, yeğene, kuzene, ayrıca geline, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa fitre verilebilir.

  

Aldıkları zekât ve fitreleri bir fonda toplayıp bunu yalnızca Tevbe suresinin 60. ayetinde belirtilen yerlere sarf ettikleri bilinen ve kendilerine her bakımdan güvenilen kimseler eliyle yönetilen dernek, kurum ve yardımlaşma fonlarına zekât ve fitre verilmesinde dinen bir sakınca yoktur.(Diyanet)

 Fitre Kimlere Verilmez?

Yukarıdaki şartları taşısalar bile;

Fitre ve zekat, usul ve furu' olarak ifade edilen kişilere verilmez. Çünkü kişi onlara bakmakla yükümlüdür.

     usul:anne,baba,dede, büyükanne ve onların anne,babası,dedesi, büyükannesi ... yani aslı

     furu':evlat, torun ve onların evlat ve torunları... yani kendinden olan nesli

Bunun yanısıra müslüman olmayana da fitre ve zekât verilmez. Kişi karısına ya da kocasına da fitre ve zekat veremez.

Haşimîler(Abbas oğulları, Ali oğulları, Âkil oğulları, Cafer oğulları ve Haris b. Abdülmuttalib oğulları) ve onların soyundan gelenlere de verilmez. 

 

Fitre Ne Zaman Vacip olur?

Fitre sadakası, bayram günü (ramazan bayramı 1 gündür) imsak vakti (ikinci fecrin doğuşu) ile ihtiyacı dışında nisab miktarı malı olan kişiye vacip olur. Buna göre, bu vakitten önce ölen veya fakirleşen için, sonra doğan, müslüman olan veya zenginleşen için vacip değildir.

 

Fitre Ne Zaman ve Nasıl Verilir?

 Sadaka-i fıtır,vacip olduğu bayramın ilk günü verilebileceği gibi, Ramazan ayı içinde de verilebilir. Hatta fakirlerin bayram ihtiyaçlarını karşılamaları için, bayramdan önce verilmesi daha iyidir. Bazı rivayetlere göre, Ramazan ayının yarısı geçtikten sonra verilmesi caizdir. Yine bir rivayete göre Ramazandan önce verilmesi caiz değildir. Fıtır sadakasını bayram günü namaza çıkmadan evvel vermek müstehabdır. 

Bayram sabahına kadar sadaka-i fıtır verilmemiş ise, Bayramda ödenmesi gerekir. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta kaza edilerek ödenmeli ve bu geciktirmeden dolayı tevbe edilmelidir.

 

Fitre için niyet şarttır. Niyet, fitreyi ayırırken veya verirken yapılabilir. Ancak fakire verirken bunun fitre olduğunu söylemek gerekmez. Bir kişi, bir fakire verdiği para için sonradan fitre olsun diye niyet etse, niyetten önce fakir o parayı harcamamışsa niyeti geçerlidir ve fitre verilmiştir. Harcamışsa o artık sadakadır, fitre verilmiş sayılmaz ve tekrar vermelidir.

 

Yararlanılan kaynaklar: Hediyyetü'l Alaiyye, El İhtiyar, Büyük İslam İlmihali ve Diyanet İşleri Başkanlığı duyuruları