SADATI İKRAMA EL KALDIRMAK-SADATI İKRAMIN SÖZÜNE UYMAMAK.
Lavra adap çok önemlidir.insan farkında olmadan sadatlardan büyük zarar görüyor,darbesini alıyor insan farkında bile degildir.
Hatta şeyh abdurrahmani tagi (ksa) daha yeniyken irşada başladıgı zaman kendi çocugu yavrusu annesi getiriyor şeyh abdurrahman böyle oynuyor onula cocukta elini hafifce vuruyor birkaç saat sonra cocuk vefat ediyor,anası aglıyor sızlıyor kendisini seydanın ayagına atıyor ne olur onu af et bu cocuktur ne anlar,ey kadın diyor nasıl senin ciğerinse benimde ciğerimdir benim elimde bişey yokki sadatı ikram kabul etmedi,darbeyi vuran onlardır.kadın cok yalvardı,kesinlikle elimden bişey gelmez elimde bişey yoktur sen nasıl üzülüyorsun nasıl senin cigerinse benimde aynı öyle cigerimdir amaaa sadatı ikram kabul etmedi onun bir elini vurmasını.
Tabi bu sohbeti gasv (ksa) camide yapıyor (akşamla yatsı arası) o günki akşam namazından önce bende küçüktüm,gavs hz beni çok seviyordu benle oynamiş misvakiyle oynamiş misvakini şu tarafıma vurmuş gulagıma vurmuş öbür gulagıma vurmiş demişki kim vurdu öyle şakalaşırken elimdede bir gaşık var gavs (ksa) akşam namazına giderken gene öyle oynarken bende bende arkadan bir gaşık vuruyorum gavsa küçükken anamın gucagındayken gavs gittikten bir müddet sonra istifraya başlıyorum baygın halınde hiç durmadan isdifra taaaki yatsı namazından dönüşüne kadar ,gavs hy evden cıktıktan sonra bu seyda hz nin sohbetini yapıyor akşamla yatsı arasında camide,dedemde orda hazır anamın babası,gavs hz eve gelmeden önce dedem eve geliyor bakıyorki gusuyorum isdifra ediyorum baygın olarak anama soruyor bu çocuga ne oldu,diyor bişi yok gavs hz şaka yaparken şakalaşırken gavs camiye giderken oda bir gaşık vurdu,
Dedem bagırıyor anama evin yıktın sen perişan ettin bizi sen nasıl götürürsün gavsa böyle ve hemen beni alıyor gucana alıyor gavsın önüne götürüyor bekliyor camiden gelinceye kadar
çünki diyor işittim gavsın sohbetini camide ,bekliyordum diyor gavs (ksa) geldi camiden dedim gurban böyle böyle,demiş hacı şoko o gusmayla atlattı elhamdülillah geçdi o gusmayla bitdi.demekki adap öyleki ne çocuk nede büyük sadatlar gabul etmedigi zaman etmezler.
Onun içun sadatı ikramın hakikaten ne kadar insanın şeyhi mürşidi bazen bakul edersede sadatı ikram kabul etmiyor.onun için hassas olmak lazım adabın üzerine çok çok durmak lazım.
***********************************************************
Bir gün seyda hz nin bir evladıyla bir ülkeye gitmek için müsade aldık seyda hz den,o izin alınan ülkeye vardık arabada 3 kişi idik,aynı gece geri dönmek için yola çıktık sofi seyidime dediki seyidim buraya gelmişken falanca ülkeyede gidelim dedi,neticede o sofinin dedigi ülkeye gitmek için yola çıktık ama bir türlü sınırı bulamıyorduk arabada navikasyon olmasına rahmen ve yolda bir çok benzinlige sormamıza rahmen bir türlü sınırı bulamıyorduk 8 saat o ülkede dolaştık hangi tarafa gitsek seyda hz nin bulundugu ülkeye dogru yol açılıyordu,bir türlü o sofinin teklif ettigi ülkeye gitmek için o sınırı bulamadık ,o kadar dolaştık sorduk yinede biz seyda hz bulundugu ülkenin sınırına geldik neticede seyda hz bulundugu ülkeye girdik,ama yinede biz seyda hz yanına varmadan o sofinin teklif ettigi ülkeye gitmek için yola çıktık ve o ülkeye vardık.bir kaç gün sonra seyda hz nin yanına vardıgımızda seyda hz buyurduki,bana birşey sordugunuzda benden birşey için musade aldıgınızda söyledigim söze aynen uyun ve ne söylenmişse onu yapın yada bana sormadan yapın,sorulduktan sonra verilen cevaba uymazsanız zarar görürsünüz o gece sabaha kadar uyumadım size dua ettim sadatlardan zarar görmeyesiniz diye buyurdu.(ya sorma yada sorarsanda verilen cevaba uygun hareket et).
Sofiler seyda hz ne birşey sordugunda seyda hz neden sen bilirsin sofi diyor çünki biliyorki sofi verilen cevaba uygun hareket etmicek ve zarar görecek o yüzden seyda hz sen bilirsin biz karışmıyoruz buyuruyor.
veya verilen cevaba uygun hareket etmeyip işi ters gidecek sonrada ben bunu sadata (ksa) sormuştum niye böyle oldu deyip sadata karşı muhabbeti azalacak sonrada zarar görecek.
Yazan: Derinsular Alıntıdır