AŞK MUHABBET TESLİMİYET
Maksut Allah (c.c ) olması lazım. Levra tasavvufun da tarikatın da hakikatın da marifetin de temeli şeriattır. Şeriatsız olan kişi , nasıl ki bir bina yaptığınızda temeli yoksa , kaygan zemin üzerine yaptığı zaman yağmur yağarsa , kısa bir dönemde ne kadar güzel yapılırsa da , eğer o binanın temeli yoksa çok kısa zamanda o bina yıkılır gider. Tasavvufun da dinimizin de ahlakımızın da, her şeyimizin de temeli , Allah’ın şeriatıdır. Allah‘ın hükümlerine sımsıkı sarılmaktır. Hz. Rasulullullah s.a.v ‘ in sünneti seniyesiyle amel etmek , onun (s.a.v ) sünnetine mütemessik olmak lazım.
Gavs (k.s.a) irşada başladığı zaman çok eziyet çekiyordu. Tabi eziyeti de hakikaten çok zordu. İmkansızlıklar içerisinde.. Bugünkü gibi imkanlar da yoktu. İrşada çıktığı zaman Gavs k.s.a , biraz cesedi ağırdı. Katırlarla çıkıyordu , bazen evden çıktığı zaman kırk gün, bazen iki aya yaklaşıyordu hiç eve dönmüyordu . Bazen de öyle asi yerler vardı ki ancak çarık giyerek , yürüyerek ….Katırla , atla mümkün değildi. Bütün gayesi neydi ? Allah rızası idi , Hz. Rasulullah (s.a.v) in ümmetinin irşadı içindi. Köy köy dolaşıyordu.
Hazret (k.s.a) bir gün Veysel Karani’ye(türbesine) gidiyor. Bütün çevredeki köylerden büyük bir kalabalık Hazreti karşılamaya geliyorlar. Hazret K.S.A dönüyor sohbet ediyor. Diyor ki içindekini bilen var mıdır ? Şaşkınlık içinde birbirine bakıyorlar, bir müddet suskunluk devam ediyor. Hazret ksa diyor ki içinizde Hazreti Veysel Karani’nin türbesini bilen var mıdır ? Halbuki Hazret k.s.a kendisi türbenin yanındalar. Diyorlar ki Hazrete kurban olalım , bu Veysel Karani değil midir ? Hazret diyor hepiniz tanıyorsunuz onu değil mi ? Evet kurban diyorlar . Sonra Hazret soruyor , ya Cemili Ketoyu bilen var mı içinizde ?
Gavs k.s.a öyle buyuruyor : Muhakkak ki tasavvuf ve tarikat muhabbetsiz olmaz. Muhakkak ki insanın, ehli muhabbet olmazsı lazım. Şeyh AHmedi Cezeri k.s.a. öyle buyuruyor. : cezbe olsun, seyri süluk olsun muhabbetsiz olmaz. Eğer ne kadar yol alsak da , cehd de yapsak, bazı şeyler de yapsak muhabbet olmadıktan sonra insan bir lezzet almıyor ondan. Onun için insan muhakkak ki vird çekerken olsun, hatme de olsun teveccüh de ya da sohbette olsun ,illaki insanın muhabbet ehli olması lazım, ehli aşk olması lazım. Tabi muhabbet de yine Allahın zikriyle, virdle, taatle artar. Dünyanın muhabbeti olduğu zaman Allah’ın aşkı, muhabbeti azalır.
Gavs k.s.a öyle sohbet ediyordu. Cezbe , muhabbet , bir müddettir , gelip geçer.Bilhassa cezbe de öyle. Aşk geldiği zaman , cezbe olur , muhabbet olur. Her zaman olmayabilir. Onlar geçici olduğu için, müridi , sofiyi ayakta tutan nedir ? Evraddır. Esas insanı tutan, zapteden evradlardır. Virddir , hatmedir , rabıtadır, bir cüz kuran okumaktır yani her gün , sohbettir . Onun için mutlaka evradlara sımsıkı sarılmak lazım.Bilhassa virdlere çok dikkat etmek lazım.
İnsan, nefsin peşine düşmemesi lazım. Levra nefis her şeyi ister. Levra , daimul evgad nefis yükseklik ister, kendini görür, havadan gezer, insanları küçük ve hakir görür. Onun için insan kendisi muhakkak ki nefsin hevasının peşine düşmemesi lazım. Gavs k.s.a bir gün öyle sohbet etti. Bir adam nefsi günah işlemek istemiş, içki içmeyi hatta zina yapmayı istemiş. Gönlü nefsine demiş ki ; tamam, ben senin dediklerini yapayım ama önce bir deneme yapalım. Bakalım ki senin istediklerine tahammülün var mı yoksa yok mu , gücün var mı yok mu . Kalkmış, çakmağını yakmış, elini ateşin üzerine koymuş.
Allah c.c. kuran ı kerim de öyle buyuruyor: (innallahe yuhibbuttevvabine ve yuhibulmutatahhirin)..Muhakkak ki Allah c.c tövbe edenleri sever ve temizlenenleri sever.(Bakara,22)Allah c.c. tövbe edenleri ve kendisini necasetten temizleyeni de ,her ikisini de seviyor..Tabi tövbe muhakkak ki insan ile Allah ile arasındadır. İnsan tövbe yaptığı zaman muhakkak ki kendini , ahlakını, hareketlerini, konuşmalarını, yemesini, içmesini değiştirir, en küçük bir haslet insandan kaybolsa , alametidir ki o tövbe i nasuh yapmıştır. Tövbe i Nasuh yaptığı zaman, Allah c.c. bütün günahları affediyor.Onun için Allah c.c.
Gavsı Hizanın zamanında bir sofi ehli keşifti..Bir gün Hizan'ın kabristanlarının yanından geçerken bakmış ki mezarda yatan insan yüzünü kıbleye karşı dönmüş.Bir müddet sonra demiş ki belki yanlış gördüm.Başka bir mezarın üzerine gidiyor.Yine bakıyor ki o zatın da sırtı kıbleye dönüktür.Bir müddet öyle çok kabristanları karıştırıyor bakıyor ki çoğunlukla sırtları kıbleye dönük..Taaccup ediyor .Gavsa geliyor,diyor kurban bizim mezarların içinde Ermeniler var mı ?..Dönüyor niye sofi ?